Türkiye’de çoğu film-dizi, yaşadığımız hayatın çok uzağında , zıtlıklar üzerine kurulmuş senaryolardan oluşuyor. İçi geçmiş aşk dizilerinin içine sokulmuş üçüncü şahıs figürleriyle iş zenginleştirilmeye çalışılsa da durum ortada.
Genlerimize işlenen kötüye haklılık yükleme, izlenilebilirlik adına keyfi arttırsa da bu film konuştuklarımızın çok uzağında.
İyi-kötü , güzel-çirkin tezatlarının sınırlarını ortadan kaldırarak yeni bir metafor yaratması şapka çıkaracak cinsten.
Film , modern dünyanın en büyük savaşını anlatıyor bize.
‘’Olmak istediğin kişi ile olduğun kişi’’ arasındaki büyüyen mesafeyi.
Din , milliyet, sınıf ,kültür, cinsiyet, ekonomik.. Yaşayabilmek için ne kadar ayrım varsa o kadar karakter yaratıyoruz kendimize. Kaldı ki filmin ana oyuncusunun yirmi üç tane karakteri bulunuyor. Karakterler en sonunda bir canavar yaratıp, kendi içlerinde gücü ona teslim ediyorlar Yarattığı en güçlü kişilik sayesinde hayatta kalabileceklerini biliyorlar.
Bu filmi izleyin.
İnsanın , toplumun nasıl karakterler ortaya çıkartıp bir canavara dönüştürebildiğinin en sanatsal mükemmelliğinde bir yapıt çıkmış ortaya.
Sonuç olarak ,bireysel kimliğimiz ve el birliği ile inşa ettiğimiz bu toplum karakterlerini çoktan yarattı.
Ve Kendini kendi yarattığı canavarlarına teslim etti.
Geçmiş olsun .
.jpeg)
Yorumlar
Yorum Gönder