Yeni açılmış bademler unutturuyor yorgunluğunu emeğin, bunca kakofoni çekilir gibi değil ! Sararmaya yüz tutmuş başaklar azarlıyor beni, Üç maymun cin gibi açlıktan. Belki bağırsan dinecek bu yağma , bu talan , hırsızlık, susturuyorlar seni. kokuları çalamıyorlar ama. Allah'tan. Sesleri. Çayın buğusunu. Sövmek bile umutlandırıyor adamı. Adam dediysek : Toprak altındaki madenciler kadar değil. Sahi ; tekrar gömülmek için mi çıkarırlar göçük altından cesetleri ? Daha çok çalıştırmak için beslerler dinç işçileri ? Çeşmeler katran karası akar böyle şehirlerde Bitki örtüsü kurak. kuyruğuna tenekeler bağlanmış hayvanlar acılı. Güzel kokmaya çalışan , yarı uyur, yarı uyanık erkekler , Geniş kalçalı kadınlar pes ediyor aynalara. ve; kalçanın kalpten, emeğin haktan, adaletin boştan olduğu yerde zordur sevmek-sevilmek. Taşan cepler değil , mavilikleri olmalı insanın. Bulutları. Lekesiz bir evren hayal ediyorken, pürüzsüz hayaller içinde, sevdik ve yaşadık. ...