Ana içeriğe atla

Bir Başka mıyız?

 Netfilix ‘in popüler etmek istediği diziyi parlatarak adından söz ettirme başarısı var.

Çoğunluk fikrini beyan etmek ve tarafını gösterebilmek için sıraya giriyor zaten.

İnsanların popülerliği , popülerliğin de insanları beslediği yapay bir döngü.

Bu dizi vasat. Ne iyi , ne kötü . Kimisine göre iyi, kimisine göre kötü.

Ve maalesef popüler olanın hemen manipüle edildiği ülkemizde mutlaka suyunu çıkaracak “devam’'ları gelecektir.

Senaristin masum dizisinde 'buhranlı zamanlarda arabada oyun havası açması gibi.

image

Din , namus , önyargı , etnik köken vs. hepsi aynı tavada kavruluyorsa , derdimi nasıl anlatabilirim kaygısı çıkıyor ortaya.

Dizi bunu vasat seviyede sürülen yaşamlar üzerinden ve derinliksiz karakterlerin değişim - dönüşüm süreci ile yapıyor.

- İmamın eşinin ölümüyle ibadetten çok deniz kenarında kampla meşgul olması

- kızının başörtüsünü açıp (ucundan da gösterse) eşcinsel bir ilişkiye meyletmesi

- psikoloğun baş karaktere (Öykü Karayel) burun kıvırırken kendi sancılarıyla birlikte onu kabul etmesi

- Bir psikoloğun bile ona danışabilecek seviyede iken ailesi ve kız kardeşi ile baş edememesi ve mutsuz bir dula dönüşmesi . Babasının  Kürtçe şarkı söylemesi .

- Ruhiye’nin tecavüzcüsünden kocasının intikamı sonrası tekrar hayata bağlanması ve kocasına tekrar ilgi duyması

- kocasının öfkeli ve nobran bir adamdan şefkatli birine dönüşmesi…

Karakterler günümüz Türkiye'sinin röntgenini çekiyor , onlar vesilesi ile merak uyandırarak sanat filmi durağanlığından kurtarıyor .

Seküler kesime giydirip dindar ve muhafazakar kesimi ortalamanın üzerine çıkarması maddi kaygılar yüzünden de olabilir, gerçek fikri bu olduğu için de olabilir.

En nihayetinde baş karakterin dönüşümünü görmediğimiz için ön yargılı olmamak kanaatindeyim .

Seküler kesimin ilişkileri, dindar ailenin dramatik öyküsüne rağmen daha soğuk ve duygusuz gösterilmiş. Bunu doktorun Kürt ailesine denemek ipin ucunu kaçıracağından engelli kardeş , kör baba ve Kürtçe ağıtlarla denge kurulmaya sağlanmış.

Din , namus , önyargı , etnik köken vs. hepsi aynı tavada kavruluyorsa , derdimi nasıl anlatabilirim çıkıyor kaygısı çıkıyor ortaya.

Ama ortada bir gerçek var ki, televizyondaki Türk dizilerinin aksine hem Queen’s Gambit hem de Bir Başkadır’ da , kötü ve kötüye haklılık yüklemek yok. (Varsa da hikayenin içine gizleniyor ) Nicedir kötünün olmadığı, kötüyü izleyenin akıl ve vicdan sınırlarının belirlediği bu kadar baskın bir politik yapım izlememiştim .

Memleketin yalısından köy evine, imamından Kürt babanın ağıtına, baş örtüsünden erkeğin seks-duygu ikilemine bir panoraması çekilmiş.

Ama yine de bu panoramada kendimizi göremedik diyenler orlayn mı :) ?

#birbaskadır

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yalan

  Öyle içten yalanları var ki insanların ve gerçek gibi görünen samimiyetleri… Bir an şüphe ediyorsun kendinden. Konforlu  yaşam,  alaşağı çekiyor tüm ahlakın insana verdiği niceliği. Oysa sen dimdik durarak gereken cevabı verecekken ,karşında eğilmiş bükülmüş insanların incelikli hesaplaşmalarıyla uğraşmak zorunda kalıyorsun.  Muktedirler ve menfaatperestler bir tiyatro metninin tarih boyunca süre gelmiş tüm ahmaklığını haykırıyorlar izleyenlerine. Nereden geldiğini, nereye gideceğini ,üremeyi ,sevişmeyi,gezmeyi,gülmeyi,okumayı,manevi olanı, elle tutulanı, bilineni,somutu,gerçekleri,göze dokunanı,duygusal olanı,aşk hikayelerini,basma kalıp pazarlamaları,akademik dille soslanmış açılımları,peşkeş çekilen fikirleri,mahcubiyeti,ihtişamı… Bitmek bilmeyen palavralarla süsleyip anlatıyorlar sana.  Oysa şık elbiseler içinden ,rüzgarda aralık kalmış bir perde gibi fıkırdayıp duran kişilikleri ele veriyor kendilerini. Nezaketen susmak gerektiğine inandığımızdan mıdır ?B...

Neden?

  Neden böyleyim ben?  Ertesi gün  giyilecek  ayakkabının yeni kokusu burnuma vururken de  böyle miydim?  Yine böyle hüzünlü ?  Komşunun  ayağı sakat köpeğini de  dert ediyor muydum küçükken?  Bilmiyorum .  Sizin de kalbinizin  yaşamaktan nasır olmuş yerlerine basıyorlar mı  acısın diye?  Kim açtıysa o ilk yarayı bilmeyerek açmıştır.  Neden böyleyim ben ?  Eksiklerimin , eskilerimin tozları sinecek mi üzerime ?  Ah şu doyumsuz iktidar, Ah şu en güzel ekmeği pişirenin boynunu eğik tutan muhalefet !  Yarın bayramsa dört duvar arasında ,  verebilecek misin bize  gökyüzünü ? Yoksa söke söke alacak mıyız mı tüm kırıklıklarımızla?