Ana içeriğe atla

Mother filmi üzerine

 Kendimi tekrar etmeyi sevmem!

Bu cümleyi kendini beğenmiş bir şair değil de , yaratıcının bizzat kendisi söyleseydi ne olurdu?

İnsanoğlu varoluşunu idrak ettiğinden beridir hem evrene hem de kendine anlam yüklemeye çalışıp duruyor.

Din , sanat , savaş ,barış bu yüzden var.

Varlığını idrak eden insan, nedenlerini kavramaya çalıştıkça , kendi hiçliği içinden problemler üretip kendini kaosa sürüklüyor.

Hiçlik ,problem,kaos… İnsanın kısır döngüsü.

Ya tanrı?

İnsanın ilk evini nasıl yarattı?

Ya her şeyi , kendisine inananı- inanmayanı yıkıntılar içinde bırakacak bir döngüyle sonlandıracaksa ?

Ya da ilk bakışta kaos gibi görünen düzenli yapılar içinde gerçeği biz anlayamıyorsak?

Bu sorulara cevap bulduğunu iddia eden din , kendi içinde semboller ve kattmanlar ile anlatıyor kendini.

Tanrı yaratım sürecinde kusurlu, ve yarattığı insanın oluşturduğu çoğunluk (toplum), zalim ve ahmak kalabalıklara dönüşüyor.



mother filmi linki


Bu kötülük içinde ‘’öteki’’ olabilirsen kazanıyorsun.İşte size yaratılışın anahtarı:

kaosun içinde öteki olabilmek!

İzlediğim Anne filminden sonra , her defasında şiir yazdığımda yaşadığım yaratma duygusunu yönetmen de hissetmiş olacak ki, Tanrıyı bir şair olarak betimlemiş. İlhamı bir türlü gelmeyen şair!

Şairin eşi rolündeki kadın , ruhül kudüsü yani saf sevgiyi temsil ediyor. Saf sevginin(evin kadını) ve onun kurduğu düzen yaratıcıyı (şairi) heyecansız ve keyifsiz bir varlığa dönüştürüyor.Bu sıradanlık eve gelen misafirler (Adem ve Havva)sayesinde değişiyor. Ta ki oğullarından (habil ile kabil) birinin diğerini öldürmesine kadar.kaos başlıyor. Kaosun içinde şaire (yaratıcıya) ilham verecek olay da gerçekleşiyor. Kadın bebeğine (isa’ya) hamile kalıyor . İlhamı gelen şair bu sayede bir kitap (kutsal kitap)yazıyor. İnsanlık bu kitapları tapacak kadar seviyor. Kaos iyice büyüyor.Kitabın yayıncısı (peygamber)kaosu körüklüyor.

Ve sevgi içimizde, Tanrı içimizde sözünü atıfta bulunarak insanlar bebek isayı parçalayarak etlerini yiyor. Bu kadar kaos ve kargaşayı kaldıramayan ve kurduğu düzenin yıkıldığını gören evin kadını bodrum katındaki (cehennem) yakıt tankını patlatıp evi (dünyayı) yok ediyor.

Kaosu çıkaranları affedebiliriz diyen tanrı , son sözü ‘’beni asla sevmedin ‘’ diyen yanarak ölen kadını (sevgiyi) tekrar yaratarak döngüyü en baştan kuruyor.

‘’Kendimi tekrar etmeyi sevmem’’ .

Bu bir insan sözü. Yaratmaktan ilham alan Tanrı bu sözün altındaki kibirden uzak tekrar tekrar var ediyor. Kaosu ,hiçliği, problemi…

Ve kim öteki olabiliyorsa o ilhama layık oluyor. kazanıyor.

#motherfilmiüzerine

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

us'lu

Rengarenk matruşkalar fısıldaşıyor aynalarda. İçine sığdırdığın şehirler, Kutsal anılar barındırıyor göğsünde. Bir arzudur ki -ölçülemeyen , -Sınır tanımaz Tıpkı tırmanır gibi soluk soluğa bir dağın zirvesine, Çekiyor seni yanına. Ama bir devrimdir uslu bir çocuk olmak! Yavanlığın boşluğundaki kalabalıklarla boğuşurken. oysa yalnız olmak! çok olmaktan daha kalabalıktır bazen. Ve bazen terse esen rüzgar savurur polenini hürriyetin. Bir öykü gibi okunaklı, Sevmek gibi tertipli.

İlizyon

  Hangi gölge aslını yansıtıyorsa, Hangi asıl gölgesinde kayboluyorsa , Aldatıyor kendini her ikisi de. Bir elime güneşi bir elime ayı verseler değişmem diyen  peygamber çiçeği kokusu bir tarafa . Hangi gölgenin aslıyım ben? Kaybolup gitmiş bir ülkenin hangi dağı? Hangi aslın gölgesiyim ben?  evrene yayılan bir boşluk kokusunda .

martı çığlığı

Güneş burada.    Rüzgar değip geçerken şakaklarına ,bir kanat ile fethedecekken dünyayı , buradasın işte. Belki yarım yamalak bir sevda  uğruna doğrultmuş tüfeklerini hayat. Belki tüm izleri silinmiş saklı cinayetlerin.     ölüm dediysek mazi.   bir vapur uğultusuyla ürküp gidecekken ,  sahnede  bir cengaver  gibi bağırır yalnızlığın. Bir martı çığlığında.