Ana içeriğe atla

BU BİR PİPO DEĞİLDİR

 Rene Magritte isimli sürrealist ressam bir pipo resmi çizmiş ve resmin altına ‘’bu bir pipo değildir’’yazdığında filozoflara bile tartışacak bir ortam yaratmıştır.

Buna benzer bir konuyu sevgili Doğan Cüceloğlu ‘’mış gibi yaşamak’’ deyimini ortaya koyduğunda o bile bu kadar ‘’ öyleymiş gibi’’ gibi yaşayanların çok olduğunu tahmin etmiyordu sanırım.  
**
Onca insan var ki çevremizde öyleymiş gibi yaşayan,gerçekte kim olduğunu gizleyip bir tiyatro sahnesine çevirdiği hayatında nice maskeler takıp yaşamayı zorlaştırıp duruyorlar kendilerine.
Sanki bıraktığı sakal ve bıyığa göre daha muhafazakar,yaptırdığı dövmenin şekline göre daha uçarı,veya kullandığı arabaya göre daha kişilikli oluyor insan.
_Didaktik olmayı yaşam tarzı olarak benimsemiş,senin ne düşündüğün ile zerre kadar ilgilenmeyen öğreticilerden,
_Ömrünü sevdiği kişinin onu da seveceğine inanarak bekleyen aşıklardan,
_Attığı her adımın milyonlar tarafından takdir gördüğünü zanneden yöneticilerden, kendimizi arındırabilirsek tüm bu sahtelikten belki biraz olsun uzaklaşıp kendi gerçeklerimizle yüz yüze gelmeyi becerebileceğiz.
**  
Dolmuşta lüks bir restoranın önünden geçerken sosyal medyadan bildirim yapan gencin gerçekliği ile,siyasi hiçbir fikri olmaksızın (sırf çevreye apolitik görünmemek için)sokağa eyleme çıkan gencin hayalciliğinin harmanlandığı günümüzde, gerçekler de , hayaller de hiç estetik değil artık.
Ve o kadar ki,hayallerimizi diziler ve yarışma programları süslüyor günden güne. Oysa ki ‘’mış gibi’’ yaşadığımız sürece Kadın cinayetlerini Hırsızlıkları Boşanma oranlarının artışını Terörü ve daha acısı savaşları görmezden geleceğiz. 
**  
Yaşadığımız şehrin havasının,suyunun,tarihinin bizi bu gerçekliklerden ne kadar uzak tuttuğu bilinmez ama bize dokunmayan yılanın bin yaşamasını istediğimiz sürece tüm gerçeklikler kapımızın dibinde olacaktır.
**  
Hayatımızda asılı duran onca imge arasında keşke her resmin altına bize gerçeği açıkça söyleyebilecek kadar cesur insanlar olabilse.Bu gerçekliğin,bu dürüstlüğün sonu kesinlikle yaşam kalitemizi de arttıracaktır. 
Yine de her ne olursa olsun bize düşen, gücümüz yettiğince gerçeği söyleyebilmek. Sevgili hemşehrilerim :
‘’ Bu bir pipo değildir’’
  

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yalan

  Öyle içten yalanları var ki insanların ve gerçek gibi görünen samimiyetleri… Bir an şüphe ediyorsun kendinden. Konforlu  yaşam,  alaşağı çekiyor tüm ahlakın insana verdiği niceliği. Oysa sen dimdik durarak gereken cevabı verecekken ,karşında eğilmiş bükülmüş insanların incelikli hesaplaşmalarıyla uğraşmak zorunda kalıyorsun.  Muktedirler ve menfaatperestler bir tiyatro metninin tarih boyunca süre gelmiş tüm ahmaklığını haykırıyorlar izleyenlerine. Nereden geldiğini, nereye gideceğini ,üremeyi ,sevişmeyi,gezmeyi,gülmeyi,okumayı,manevi olanı, elle tutulanı, bilineni,somutu,gerçekleri,göze dokunanı,duygusal olanı,aşk hikayelerini,basma kalıp pazarlamaları,akademik dille soslanmış açılımları,peşkeş çekilen fikirleri,mahcubiyeti,ihtişamı… Bitmek bilmeyen palavralarla süsleyip anlatıyorlar sana.  Oysa şık elbiseler içinden ,rüzgarda aralık kalmış bir perde gibi fıkırdayıp duran kişilikleri ele veriyor kendilerini. Nezaketen susmak gerektiğine inandığımızdan mıdır ?B...

Bir Başka mıyız?

  Netfilix ‘in popüler etmek istediği diziyi parlatarak adından söz ettirme başarısı var. Çoğunluk fikrini beyan etmek ve tarafını gösterebilmek için sıraya giriyor zaten. İnsanların popülerliği , popülerliğin de insanları beslediği yapay bir döngü. Bu dizi vasat. Ne iyi , ne kötü . Kimisine göre iyi, kimisine göre kötü. Ve maalesef popüler olanın hemen manipüle edildiği ülkemizde mutlaka suyunu çıkaracak “devam’'ları gelecektir. Senaristin masum dizisinde 'buhranlı zamanlarda arabada oyun havası açması gibi. Din , namus , önyargı , etnik köken vs. hepsi aynı tavada kavruluyorsa , derdimi nasıl anlatabilirim kaygısı çıkıyor ortaya. Dizi bunu vasat seviyede sürülen yaşamlar üzerinden ve derinliksiz karakterlerin değişim - dönüşüm süreci ile yapıyor. - İmamın eşinin ölümüyle ibadetten çok deniz kenarında kampla meşgul olması - kızının başörtüsünü açıp (ucundan da gösterse) eşcinsel bir ilişkiye meyletmesi - psikoloğun baş karaktere (Öykü Karayel) burun kıvırırken kendi sancılarıy...

Neden?

  Neden böyleyim ben?  Ertesi gün  giyilecek  ayakkabının yeni kokusu burnuma vururken de  böyle miydim?  Yine böyle hüzünlü ?  Komşunun  ayağı sakat köpeğini de  dert ediyor muydum küçükken?  Bilmiyorum .  Sizin de kalbinizin  yaşamaktan nasır olmuş yerlerine basıyorlar mı  acısın diye?  Kim açtıysa o ilk yarayı bilmeyerek açmıştır.  Neden böyleyim ben ?  Eksiklerimin , eskilerimin tozları sinecek mi üzerime ?  Ah şu doyumsuz iktidar, Ah şu en güzel ekmeği pişirenin boynunu eğik tutan muhalefet !  Yarın bayramsa dört duvar arasında ,  verebilecek misin bize  gökyüzünü ? Yoksa söke söke alacak mıyız mı tüm kırıklıklarımızla?