Ana içeriğe atla

PAÇA

 Bir arkadaşım bana bir keresinde şu hikayeyi anlattı.




Lokantanın kapısından içeri girdiğinde ,onlar dışarı çıkıyormuş.Üç kişilik bir aile.Kadın ağlıyor, kocası bir taraftan oğlunun koluna girip yardımcı oluyor , diğer taraftan da karısına teselli vermeye çalışıyor. Öylece yanlarından geçip gitmişler .


Arkadaşım çorba siparişi vermiş. Bol sarımsaklı , sirkeli paça çorbası. Garson işkembe verelim ağabey,paçamız kalmadı deyince bizimkisi kabul etmiş.Ben de bilirim orayı.Sabahları çorbaları hem doyurucu hem lezzetli olur.


Neyse efendim . Arkadaş , çorbayı getiren garsona , az önceki aileyi , özellikle kadının neden ağladığını sormuş. Meğer garson da , içindeki sıkıntıyı dökmeye dünden razıymış.Karşısındaki sandalyeye oturup başlamış anlatmaya.



Kadıncağız kocasını ikna etmek için çok uğraşmış.Biriktirdikleri parayla tüp bebek istiyormuş.Adam zürriyetinin karışmasından pek korktuğundan ilk başta yanaşmamış fakat doktorun kadın olmasından dolayı zar zor ikna olmuş.


Tedavi sonuç vermemiş.


Hocaya gitmişler. Ölmüş tilki kemiği ile kaynatılmış sudan, yılan çorbasına, sabahlara kadar onbin salavattan , sabah ezanı zifafına kadar her şeyi, denemişler.


Olmamış.


Bazı şeyleri oluruna bırakmak en hayırlısı olsa gerek , geç de olsa bir erkek evlat sahibi olmuşlar.




Bizim arkadaş araya girmiş ,


maşallah insan inat edince muradına ulaşıyor.


Ah demiş garson . Böyle murat olmaz olsun .Her gün buraya gelirler , paça çorbası için.


Kemik erimesi baş göstermiş çocukta.Hangi doktora gittiyse çözüm bulunamamış.


Hocaya gitmişler.On bin salavat , sabah ezanı saati şifa ayetleri okuyup çocuğun üzerine üfürmüşler. Olmamış


Kim akıl verdiyse , paça çorbasını söylemişler çocuğa.O gün bu gündür her Allah'ın günü gelirler buraya.Allah'ın hikmeti midir , paça çorbasının şifasından mıdır bilinmez ama çocuk çorba içince daha da canlanır olmuş.


Ara sıra ağrıları artarsa , daha dükkanı açmadan onları kapıda bekler buluruz.


Bu gün geç kaldılar, çorba kalmadı , biz de ayırmayı akıl edemedik.Allah yardımcıları olsun demiş.


İşte bu hikayeyi anlattı arkadaşım.Dinlerken bir koca şişeyi devirmişiz.Hiç de üzülmedim anlattıklarına.Dahası takdir ettim aileyi.


Zamanında annem bırakıp kaçmasaydı beni , kör-topal bakmaya cesaret edebilseydi , doğuştan görme engelli olan bendenizin belki başka bir dünyası olurdu .


Kim bilir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yalan

  Öyle içten yalanları var ki insanların ve gerçek gibi görünen samimiyetleri… Bir an şüphe ediyorsun kendinden. Konforlu  yaşam,  alaşağı çekiyor tüm ahlakın insana verdiği niceliği. Oysa sen dimdik durarak gereken cevabı verecekken ,karşında eğilmiş bükülmüş insanların incelikli hesaplaşmalarıyla uğraşmak zorunda kalıyorsun.  Muktedirler ve menfaatperestler bir tiyatro metninin tarih boyunca süre gelmiş tüm ahmaklığını haykırıyorlar izleyenlerine. Nereden geldiğini, nereye gideceğini ,üremeyi ,sevişmeyi,gezmeyi,gülmeyi,okumayı,manevi olanı, elle tutulanı, bilineni,somutu,gerçekleri,göze dokunanı,duygusal olanı,aşk hikayelerini,basma kalıp pazarlamaları,akademik dille soslanmış açılımları,peşkeş çekilen fikirleri,mahcubiyeti,ihtişamı… Bitmek bilmeyen palavralarla süsleyip anlatıyorlar sana.  Oysa şık elbiseler içinden ,rüzgarda aralık kalmış bir perde gibi fıkırdayıp duran kişilikleri ele veriyor kendilerini. Nezaketen susmak gerektiğine inandığımızdan mıdır ?B...

Bir Başka mıyız?

  Netfilix ‘in popüler etmek istediği diziyi parlatarak adından söz ettirme başarısı var. Çoğunluk fikrini beyan etmek ve tarafını gösterebilmek için sıraya giriyor zaten. İnsanların popülerliği , popülerliğin de insanları beslediği yapay bir döngü. Bu dizi vasat. Ne iyi , ne kötü . Kimisine göre iyi, kimisine göre kötü. Ve maalesef popüler olanın hemen manipüle edildiği ülkemizde mutlaka suyunu çıkaracak “devam’'ları gelecektir. Senaristin masum dizisinde 'buhranlı zamanlarda arabada oyun havası açması gibi. Din , namus , önyargı , etnik köken vs. hepsi aynı tavada kavruluyorsa , derdimi nasıl anlatabilirim kaygısı çıkıyor ortaya. Dizi bunu vasat seviyede sürülen yaşamlar üzerinden ve derinliksiz karakterlerin değişim - dönüşüm süreci ile yapıyor. - İmamın eşinin ölümüyle ibadetten çok deniz kenarında kampla meşgul olması - kızının başörtüsünü açıp (ucundan da gösterse) eşcinsel bir ilişkiye meyletmesi - psikoloğun baş karaktere (Öykü Karayel) burun kıvırırken kendi sancılarıy...

Neden?

  Neden böyleyim ben?  Ertesi gün  giyilecek  ayakkabının yeni kokusu burnuma vururken de  böyle miydim?  Yine böyle hüzünlü ?  Komşunun  ayağı sakat köpeğini de  dert ediyor muydum küçükken?  Bilmiyorum .  Sizin de kalbinizin  yaşamaktan nasır olmuş yerlerine basıyorlar mı  acısın diye?  Kim açtıysa o ilk yarayı bilmeyerek açmıştır.  Neden böyleyim ben ?  Eksiklerimin , eskilerimin tozları sinecek mi üzerime ?  Ah şu doyumsuz iktidar, Ah şu en güzel ekmeği pişirenin boynunu eğik tutan muhalefet !  Yarın bayramsa dört duvar arasında ,  verebilecek misin bize  gökyüzünü ? Yoksa söke söke alacak mıyız mı tüm kırıklıklarımızla?