Pazartesi
Öyle sert vurdu ki masaya , çay bardakları aynı anda havaya zıplayıp tekrar devrilmeden yerine düşüyordu. Başka bir yerde birileri masaya bu kadar sertçe vuracak olsa , tüm kalabalık ne oluyor acaba diye dikkat kesilir , kavganın kaynağını arayıp dururlardı.
Koz maça diye bağırdı müşterilerden biri.Recep bey hariç kimse aldırış etmedi bu bağırışa.
Kahvehanenin sahibi Karabiber onun ürkmüs olduğunu anladı ve ,
''Bir ıhlamur daha alır mısınız Recep Bey? ''
diye sordu.Amacı bir şeyler içip içmediğini sormak değil , ses tonuyla ona güven verip durumun kontrol altında olduğunu Recep Bey'ın vasıtasıyla kahvedekilere aktarmaktı.
Salı
recep beyin Kira için beklediği öğrenciler geldi.Kahvehanenin içinde oturmasının uygunsuz olduğunu düşündüğünden dışarıya çıktılar. Dışarıda belediyenin yeni boyadığı mavi renkli banka oturduklarında kızlardan birine yer kalmadı ve Recep Beyin dizinin dibine çöküverdi.Anında şevkat duygusu körüklendiğinden kızların ona bu samimi yaklaşımı hemen yelkenleri suya indirmesine sebep oldu.Pazarlık yapamadı.Olsun , eli biraz daha rahatlayacak, para tamam da ,rahmetli babasından kalma o iki katlı binaya uzun bir aradan ‘sonra bir ses, bir canlılık, bir neşe gelecekti.
Çarşamba
Evden çıkıp Karabiberin kahveye gitmek kolaydı.Zor olan yokuş yukarı yoldan eve dönmekti.Recep bey bu yüzden cüzi bir ücret karşılığı kahvehane ocakçısı Malik ile anlaşmış beyaz tofaşı ile ile kendisini kahvehaneye taşıtacaktı.normal bir insanın on dakikada çıkabileceği o zor yokuşu o bir saatte çıkamıyordu nasılsa.
Malik bu teklifi duyduğunda hem yolunu bulur hem de kahvehanede ona saygısı gösteren tek kişiye iyilik yapmış olurdu. Tofaş deyip geçmeyin, modifiye kralı arabasına manitasından başka kimse binemezdi.
Perşembe
Recep Bey , sararmış bıyıkları arasından ısırdığı sigarası ,hiç boş kalmayan çay bardağıyla kahvenin sevgilisi haline gelen kağıt oyuncusunun yanına oturdu. Herkes nezaketini gösterebilmek için sandalyesinden doğruluyormuş gibi yaptı.Oyunlar hesabına olduğundan Recep bey yancı oldu ve kendisine bir ıhlamur ısmarlandı.
Türlü zahmetlerle girebildiği internetten verdiği sipariş eli kulağındaydı.Soba yakmaya iyice üşendiğinden eve katalitik soba alıyordu.Üç aylığını yeni çekmişti.Hesabını iyi yapmıştı.Mutfak , elektrik, su ve zekat parasını ayırdıktan sonra üç adet tombul tüp siparişi de verirse bu kışı sıkıntısız atlatırdı.
birkaç gündür beklediği Katalitik kahvehanenin önüne gelmiş ,üç adet tombul tüp Malik'in tofaşına yerleştirilmişti.Recep Bey güneşin onu ısıtmasından,Malik'in onun yanında olmasından , camdan ona saygıyla bakan kağıt oyuncularından dolayı içi coşkuyla doldu. mutluydu.
cuma
**
Kahrolasıca inlemeler durmuyordu.Duyduğu bu sesler Recep Bey'in altüst ediyordu.Öfkesine hakim olamadı ve karar verdi. Üst kata çıkıp bu ne terbiyesizlik deyip evi boşaltmalarını isteyecekti. kiracısı olan öğrenci kız Karşılık verirse acımaz tokadı basıverirdi.
Katalitiği kısıp tam yukarı çıkacakken , ortada tek bölüm yanan ateşin yavaş yavaş azalarak söndüğünü gördü. Tüp erken bitmişti.Koltuğa çöktü.
evin içinde yankılanan zevk bağırmaları kulağının dibindeydi. sanki mübarekler yanında zina ediyorlardı.Sesler bitinceye kadar bekledi.Kalan tek tüple kışı bitiremeyeceğinden , öfkesini içinde bastırdı. Feragat edebileceği bir şey var mı diye düşündü.Belli ki haftaya alacağı kira olmaz ise maaşı bekleyebilecek durumu yoktu.
Oda soğumaya başladı, karabiberin de yanına gitmek için geç olmuştu. Battaniyeye sıkıca sarındı.Demlikte yarım kalan ıhlamurunu tekrar ısıtmaya üşendi.
Paranın içindeki öfkeyi bastırdığını , bunu gururuna nasıl yedirebildiğini düşündüğünde seslice küfür etti. Onun gibi bir beyfendi olmaz olsundu.
Hayatı kahvehanede kağıt oynayan görgüsüzler , Allahın günü eve erkek atan azgın kızlar, kendine bir demlik ıhlamur yapamayacak üşengeçliğinden ibaretti.
Battaniyenin içinden planını yaptı.Yarın ilk işi kirayı erkenden isteyip tombul tüp siparişi vermek, karabiberin orada içini ısıtacak büyük bardak bir ıhlamur içmekti.
Yorumlar
Yorum Gönder