Ana içeriğe atla

Kayıtlar

rüya.

Giydiğin tüm elbiselerin içinde Yaz'dı en çok yakışanı. tenine yapışmış,salınıyor saçların. uykularım sıcak. Ter,tutkusudur rüyalarımın. melodramda tüm sahneler kulağımda sesinin tınısı denize koşuyor küçük kız çocukları, annelerde gençliğinden kalma özlemler. Genç kızlık anıları devşiriyor güneşin batışına. Neşe kokuyor şehir. İğde ağaçları şarkı söylüyor arkandan. Kum taneleri okşayacak minik ayaklarını ve usulca diyecek hoşgeldin diye.

Sen geldikten sonra

Her şeyin bir küçüğü var. zeytinin, kedinin, ağacın, taşın. Karınca mesela, hep küçük. Ama sen geldin ya, Ne zaman baksam sana, Dünya büyüyor gözümde.

sev beni

Varlığın ; yok hükmündeki bu dünyanın dokunduğumda bir yaldıza dönüşen ve tüm sanat eserlerine öykünen anlamların bütünlüğü! kalp : kelebeklere ilhamdır çırpındıkça kaybolan, ve nesli tükenmekte olan bir çiçek. Gölgesinde dinlendiğim ruhunun heybeti yıkılıp gitmeden tüm şafakların öncesinde dur. dinlen. gör ve Sev Beni. Varlığın Yok hükmünde bu dünyanın, zorluğuna katlanmaktır seninle.

devrim

Rüzgarlar sersemletiyor aklımı. Biliyorum, yağmalanmış umutların süper kahramanı olamadım hiç. Ve yenilmiş hakların tesellisi. Farkında olmanın erdem sayıldığı seçilmişler topluluğunda Hiç seçilemeyecek olmak da incitmiyor artık. Ve demirlerle dövülmüş kızgın öfkelerim, hurda misali değersiz şimdi. Aşk: Tüm mahlukatın neşesini veren Tanrının gizemli tarafı. Öldüren ve yaşatan kutsal kitapların , iğdiş edilmiş edilmiş toplulukların önlerinde  aptal şölenlere inat Okutan ve yazdıran bilgeliği. Dost Sofralarda kırılgan bir porselen. Fikrimin içinde kemirgen bir kalabalık yalanlar doğuruyor tüm insanlığa. Gerekli gereksiz tüm günahlar ortalığa saçılmış. Sen: Şehrimin denizi! Sözlerimin mabedi! Ölm ek büyüyor gözümde Yaşamak koskoca bir devrim!

Beklenen

Sonbahar rüzgarlar bekliyor seni Yüzünü göğe dönmüş hilâl tebessüm ediyor. Ekinlerine umutla bakan çiftçiler selamlıyor gelişini Tüm mahsulü iyi niyet bekleyenlerin! Kuşlar kıskanıyor bebek çığlıklarını. Tüm histerisi dünyanın dizginsiz, Doğaya salıverilmiş tüm kayıplar ve özgürlükler. Ülkeler savaşıyor hep, En iyi ateş etmeyi bilenler Talan ediyor tüm bağları. Tüm üzümler tüm şaraplar gibi günah. Sonbahar rüzgarları bekliyor seni. Ayçiçekleri gövdesini çatlatırcasına  dik ve vakur. Tüm kötülükler arınacak kirinden elbet. Limanlara yanaşacak gemiler Solmuş çiçekler dirilecek yeniden Hısım olmuş kelimeler örtecek üzerimizi. Rengarenk bir zırhla kuşanıyor varlığın Sonsuz bir neşe içimde Yağmur birikiyor düşüncelerime.

SİRK

Sirk hayvanları dolduruyor sokakları. Kalabalıklara karışmak saklayamaz seni. Yağmur bulutları arındıramıyor bu sessizliğin ayıbını. Balonları uçuşurken gökyüzünde iktidarın, kahkahalara düşman kimi, kimisi doymak bilmez. İman göğüs kafesine sıkışmış bir hüzün. Tüm yalanlar ibadet. Çarşının neşesi, doğumun rahmeti ve ölümlerin hikayesi... Ne varsa insanı insan yapan, seriliyor ayaklar altına.

yanan

üflendiğinde sur denilen mahşerin sireni , akacak boyaları tüm ruhların. Tüm itiraflar yüzlere gözlere bulanmış  eğlencelik bir seyirdir cehennem. Yalnızlığın yüz karası bir zaferden  ahmaklık ve çıkar hep  Uğruna yandığın her şey  çaresiz. Değmez tüm bu günahlara.