Ana içeriğe atla

KİM BİLİR?

Ahlâkı, siyaseti, hukuku , estetiği her şeyi bildiğini iddia eden mukterdirler de, yanılmışlar tezgahının daimi sahipleri de hiçbir şey değiştiremiyor, değiştirmiyor.

Çoğunluğun sürekli kötüye dönüştüğünü, her kesimin kendinden olanı birinci derece yakîni , kendinden olmayanı hain gördüğü bu toplumda , belki bizim gibi az olanlar  yanılıyordur kim bilir?

      Kim bilir;

 Futbol ile uyuşmuş  ,  eline bir kitap almaktansa günde ortalama altı saat televizyon izlemiş aitler güruhu durup düşünür, bu ekonomik girdapta araba ,beyaz eşya , mobilya alamadığı halde vergi indiriminden medet uman iyimserler harekete geçip biraz da olsa sorgulamaya meyleder.

     Kim bilir ;

Mine Kırıkkanat ile Misvak dergisinin pervasızlıkları arasında bir dilimiz olur .

    Kim bilir;

Yaşamda kalmak ile yaşamın hakkını vermek arasında  ki farkı anlayabilecek bir nesil için çabalarız.

Can çıkmadan umut çıkmazmış ama ; maalesef,

  Ahlâkı, siyaseti, hukuku , estetiği her şeyi bildiğini iddia eden mukterdirler de,yanılmışlar tezgahının daimi sahipleri de hiçbir şey değiştiremiyor, değiştirmiyor.

İranlı yazar Sadık Hidayet Kör Baykuş romanında

''Aynaya gittim yüzümü inceledim fakat gördüğüm çehreyi tanıyamadım '' diyordu.

Bizim ülkemiz bir aynaya baksaydı yine aynı şeyi söyler miydi ?

Kim bilir ?

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

us'lu

Rengarenk matruşkalar fısıldaşıyor aynalarda. İçine sığdırdığın şehirler, Kutsal anılar barındırıyor göğsünde. Bir arzudur ki -ölçülemeyen , -Sınır tanımaz Tıpkı tırmanır gibi soluk soluğa bir dağın zirvesine, Çekiyor seni yanına. Ama bir devrimdir uslu bir çocuk olmak! Yavanlığın boşluğundaki kalabalıklarla boğuşurken. oysa yalnız olmak! çok olmaktan daha kalabalıktır bazen. Ve bazen terse esen rüzgar savurur polenini hürriyetin. Bir öykü gibi okunaklı, Sevmek gibi tertipli.

İlizyon

  Hangi gölge aslını yansıtıyorsa, Hangi asıl gölgesinde kayboluyorsa , Aldatıyor kendini her ikisi de. Bir elime güneşi bir elime ayı verseler değişmem diyen  peygamber çiçeği kokusu bir tarafa . Hangi gölgenin aslıyım ben? Kaybolup gitmiş bir ülkenin hangi dağı? Hangi aslın gölgesiyim ben?  evrene yayılan bir boşluk kokusunda .

martı çığlığı

Güneş burada.    Rüzgar değip geçerken şakaklarına ,bir kanat ile fethedecekken dünyayı , buradasın işte. Belki yarım yamalak bir sevda  uğruna doğrultmuş tüfeklerini hayat. Belki tüm izleri silinmiş saklı cinayetlerin.     ölüm dediysek mazi.   bir vapur uğultusuyla ürküp gidecekken ,  sahnede  bir cengaver  gibi bağırır yalnızlığın. Bir martı çığlığında.